Oyun, çocukların ilk iletişim aracıdır. Dünya genelinde, çocuklar kelimeleri henüz öğrenmeden önce bile oyun aracılığıyla ihtiyaçlarını ifade etmeye başlarlar. Oyun, bir dil gibi işler ve çocukların dünyalarını kurmalarına yardıma olur. Oyuncaklar onların kelimeleri, oyun ise dilleri olur. Oyunlarla anlamlı bağlar kurarız ve bu süreçte yaşama dair deneyimler kazanırız. Oyun yoluyla öğrenir, kendimizi ifade eder ve birçok şeyi tecrübe ederiz.
Çocukların oyun ihtiyaçları hakkında çok az şey biliyoruz. Büyüdüğümüz için çocuksu arzularımızı unuttuk; sadece geçmişte yaşadıklarımızı hatırlıyoruz. Bazı ebeveynler çocuklarıyla oynamaktan kaçınıyor; oyunun zaman kaybı olduğunu düşünüyor veya öğretimi daha önemli buluyor. Oysa çocukla oynamak; hem eğlendirir hem de gelişimine katkı sağlar. Oyun, çocuğun temel ihtiyaçlarından biridir, yemek ve su kadar önemlidir.
Örneğin, bebeklikte oynanan “Cee-ee” oyunu, ebeveyn-çocuk bağını güçlendirir. Bu basit oyun, çocukların sinir sistemini düzenleyip onlarla olan bağı kuvvetlendirir. Günümüzde eğitim ön plana çıktığı için çocuklar oyun oynamaktan uzaklaştırılıyor ki bu üzücü bir durum.
Oyun, çocuk için her şeydir. Bir anne-baba olarak “Anne benimle oynar mısın? Baba benimle oynar mısın?” sorularını ne kadar sık duyuyorsunuz? Bu taleplere ne sıklıkla yanıt veriyorsunuz? Önemli olan, çocuğun oyun ihtiyacına her zaman yanıt veremeyeceğimizdir. Günde 30 dakika, maksimum 1 saatlik serbest oyun zamanı, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılar. Çocuğunuz daha fazla oyun süresi isteyebilir ama 30 dakikada 1 saatlik oyun süreleri ideal olacaktır.
Çocuk İçin Oyunun Önemi
with
no comment